Karadeniz Turum : Amasya

Hayatta bazı şeylerin hiç bitmemesini istersiniz ya hani.. Ne bileyim , sevdiğiniz bir insanla zaman geçirirken ve ya çok keyif aldığınız bir kitabı okurken ; hep isteğiniz zamanın durmasıdır. Karadeniz turunun da böyle bir şey olduğunu düşünüyorum. Turu yaparken tek isteğiniz zamanın durması ve dönüş yoluna geçmemek. Fakat bu mümkün mü? Maalesef ki değil. O yüzden ; ”Zamanı durduramayız ama dönüş yoluna küçük eklemeler yapabiliriz.” diye düşündük ve hiç planda yokken bir de rotamıza Amasya’yı ekledik.

İnanın iyi ki de eklemişiz. Keşke bir günümüz daha olsaydı da daha çok şehri yaşaydık. Artık bir daha ki sefere 🙂 Peki günübirlik Amasya’ya gidince ne yapılır? İzninizle ben bu kısıma geçeyim.

 

    Amasya sınırlarına geldiğinizde sizi bu muhteşem  manzara karşılıyor. Görüntü amacı ile yapıldığını düşündüğüm bu muhteşem şelale , şehre muhteşem bir hava katmış.
    Fazla zaman kaybetmeden merkeze doğru ilerlemeye başladık. Doğruyu söylemem gerekirse ; bu şehre kendinizi kaptırmamanız elde değil. Ben ki denizi olmayan şehirleri şehir saymayan insan , burada ki bir nehre tav oldum 🙂

 

    Tabi nehir kadar güzel olan ; hatta nehirden de güzel olan Amasya’nın yapılarından da biraz bahsedeyim. Eğer geniş kapsamlı bir orta ve doğu Karadeniz turu yaptı iseniz , Amasya’nın yapı anlamında farkını hemen anlayacaksınız. Bu yapıları incelemeye Bedesten kapalı çarşısından başlayabiliriz mesela 🙂
    Çünkü ilk olarak dikkatimi çeken yapılardan biri oldu kendisi. Ardından da şehrin ”beton yığını” diyeceğimiz bölgelerine doğru ilerledik. ”Keşke bir kaç dükkan daha az olsaydı ve sadece muhteşem Amasya evleri ve yapılarının olduğu bir açık hava müzesi olsaydı burası.” diyorsunuz ama olsun 🙂 Biraz şehirleşmek aslında her şehrin ihtiyacı , fakat çok fazla düzeni bozmamak gerekiyor.

 

    Bu arada müze demişken ; Amasya’ya gidip müze gezmediğimi düşünüyorsanız , yanılıyorsunuz. İlk duraklarımdan biri Amasya arkeoloji ve etnografya müzesi oldu.

 

    Müzede değerli bir çok arkeolojik eser beni benden aldı. Müzenin alt tarafı tamamen arkeolojik eserlere ayrılmış.

 

 

    Üst tarafında ise ; etnografya bölümü ve mumyalar var. Mumyalara gelmeden önce , etnografya bölümünden bahsetmek istiyorum size. Amasya kültüründen muhteşem parçalar taşıyan etnografya bölümü ; kıyafetler , el sanatları ve tarım aletleri gibi bölümlerden oluşuyor. Bu bölüm o kadar güzel canlandırılmış ki ; gösterilen bu özen beni çok mutlu etti. Bu ülkede turizm adına bir şeyler yapılabiliyormuş demek ki 🙂

 

 

    Şimdi gelelim en korkunç kısma ; mumya. Korkunç dediğime bakmayın aslında , ben mumyaların olduğu odaya girdiğimde gayet rahattım. Tabi rahat oluşum , arkadan ölülerin canlandığı korku filmlerinin aklıma gelmesine engel oldu diyemeyeceğim.

 

    Neyse mumyayı ardımızda bırakıp , yine şehrin merkezini gezmeye devam edelim. Amasya’nın evleri meşhurdur malum , muhteşem bir mimariye sahiptirler. İşte yukarıdaki karede bu görüşleri destekler nitelikte. O sevimli , bodur evlere bakmak , size şehir hakkında yeterince fikir veriyor.

 

    Ve gelelim Kral Kaya mezarlarına. Biz o taraflara tırmanmadık gerçi ama fotoğrafımızı çektik 🙂 Kral kaya mezarlıkları yerine kaleye çıkmayı tercih ettik. O farklı o farklı diyecek olursanız ; tabi ki ikisinin yeri ayrı ama ne yapalım az zamanda bu kadar oldu 🙂

 

    Şimdi gelelim benim en en en beğendiğim müzelerde başı çeken ; Ferhat ile Şirin Müzesine. Müze 2013′ de açılmış. Bu güzel müzenin tek dezavantajı ; Tokat yolunda kalıyor yani biraz Amasya’dan çıkıyorsunuz. Yolu ters bulup gelmekte zorlananlar olabilir ama bence zorlanmasınlar. Kesinlikle Amasya’ya gitmişken bu müze görülmeli.

 

    Müze de bir çok aşığın aşkı ; bal mumu heykelleri ile canlandırılmış. O kadar etkileyiciydi ki anlamam. Müziklerle de birleşince hele… O müzeden çıkasınız gelmiyor.

 

    Ferhat’ı dağlara , Mecnun’u çöllere düşüren o yüce duygunun bir müzede bu kadar güzel canlandırılması insanı etkiliyor doğrusu. Bu arada ; müzede sadece bizim aşıklar da yok. Müzeyi gezerken Romeo ve Juliet’e de rastlıyor , orada da bir iç çekiyorsunuz 🙂

 

    Ve son olarak ; aşkların en yücesi , ilahi aşk. Size huzur veren , size mutluluk veren , müzenin en değerli bölümü diyebilirim.

 

    Şimdi ”Sen bizim başımızı döndürdün! Bir şehrin içi , bir şehrin dışı! Dur yahu!” diyecekseniz ama malumunuz gezginler rota sevmez. Biz de bir oraya bir buraya savrulduk. Benim elime bir kere şehir rehberi verildiyse olay bitmiştir. Görülebildiği kadar yer görülecek. O yüzden bir sonraki durağım ; Saraydüzü kışla binası oldu. İçini gezemedim ama şu yapıyı gördüm ya , o bana yeter! 🙂

 

    Son olarak ; Amasya kalesi. Şehre elveda etmek istiyorsanız son kez buradan bakın derim 🙂 Ayrıca müze kart da geçerli. Daha ne olsun…

 

    Unutmadan ; benim gidemediğim ama Amasya merkezde bulunan bir müze vardı ,  yolunuz düşerse benim yerime oraya da gidin! 🙂 Sevgilerimleeee…. 🙂

0 Comments on “Karadeniz Turum : Amasya”

  1. Geri bildirim: Karadeniz Festivalleri |
  2. Geri bildirim: Karadeniz Festivalleri |

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir