Taksim

Sabah uyandım… Güne her normal gün gibi başlama niyetindeydim! Günlük rutin işlerimi halledecek, dinlenecek, oturup kahvemi içecektim. Hal öyle olmadı ama… ”Günaydın!” bile diyemeden günün aymadığını öğrendim… Yine terör vardı. Bu sefer de İstanbul’un kalbinde…

Sinirden gözüm doldu, kendime vurmaya başladım. Bu sefer delilikten değil ama acıdan… Yine masum insanlarımız hayatlarından olmuştu.  Yine terör faciası hortlamıştı. Yine yine yine…

Önceden bir yere seyahat planı çıkarırken ”Burada terör olayları varmış! Gidilmez!” diye geçirirdim aklımdan… Hatta orada yaşayan insanların nasıl hayaını sürdürdüğünü merak ederdim. ”Zor olsa gerek” diye düşünürdüm; fakat şu an o çemberin içindeyim. Dışarı da terör var. Kan var. Her gün birileri ölüyor ve ben yarın hayatta kalabileceğimi garanti edemiyorum.

Tabi ”Bende orada olabilirdim!” gibi bencil bir cümle de kurmuyorum. Orda ölen herkes sen, ben, o… Yani; biz.

Allah hepimizi korusun canlarım. Teröre, acıya fırsat vermesin. Yaralı kardeşlerimize şifa versin… Vefat eden canlarımızda huzur içinde uyusun…

NOT: Bu arada ”Bu blog seyahat blogu. Niye bu yazıları yazıyorsun?” diye düşünen varsa; rica edeceğim düşünmesin! Ülkemde bu acılar varken ”Karadeniz’de şunu yapın! Viyana’da ise bunu!” yazabilecek halim mi kaldı? İçim yanıyor içim…

2 responses to “Taksim

Yorum bırakın