25 Yaş

Cahit Sıtkı Tarancı’nın meşhur şiirini bilirsiniz; ”Yaş 35… Yolun yarısı eder… Dante gibi ortasındayız ömrün…” diye. Tam olarak hislerime en yakın olan şiir bu olabilir. Gerçi henüz yolun yarısına gelmedim ama ortasına bir adım daha yaklaştım. İnsan büyümemek için ne kadar çaba sarf etse de zamana karşı koyamıyor. Hep geçmişi yad ediyor ama asla geri getiremiyor. Bunu küçükken deliler gibi büyümek isteyen ben söylüyorum(!)

11895955_10206730541518724_6036764204400360125_n

Büyümek aslında çok numarası olan bir şey değilmiş. Küçükken daha güzelmiş dünya. İmkansız hayaller kurup gerçek olacağına inanırmışız, daha cesurmuşuz ve daha korkularımızla baş edebiliyormuşuz. Peki ya şimdi? Gün itibariyle 25 senelik bir dünyalı olarak bazı konularda eskiden daha farklıyım. 25 yaşın bambaşka olduğunu söyleyebilirim. 24 yaşınız sizi öyle bir hazırlıyor ki 25’e girince eski siz olmadığınızı anlıyorsunuz.

581725_10201308621134103_1360740564_n

Şimdi madde madde değişimleri sıralamak istiyorum;

1-Eskiye oranla artık daha temkinli yaklaşıyorsunuz hayata. Her şeye hemen karar veremiyorsunuz. Aynı konuyu yüzlerce kez düşünebiliyorsunuz.

2-Artık olaylara daha realist bakıyorsunuz. Hayaller sadece motive aracınız oluyor. İmkansız hayalleri ya kurmuyorsunuz ya da gerçeğe çevirmeye uğraşıyorsunuz. Bunun ortası olmuyor. Olsa bile dediğim gibi motive aracı oluyor.

3-Ölüm gerçeğini daha çok düşünüyorsunuz. Önceden ölümsüzlük varmış gibi yaşarken bu yaşlarda ölümü düşünüyorsunuz ve kaliteli yaşamaya çalışıyorsunuz.

4-Hayattan beklentiniz farklılaşıyor. Önceden hayattan daha ekstrem şeyler beklerken şimdi  hayattan daha sıradan ama ayakları daha yere basan şeyler bekliyorsunuz.

5-Sorumluluk duygunuz artıyor. Önceden yarınınızı bile belirli seviyede düşünürken artık her şeyi düşünüyorsunuz. Her şeyi kontrol etmek istiyorsunuz.

6-Şükretmeyi öğreniyorsunuz! Önceden dert dediğiniz şeyler şimdi dalga geçme konunuz oluyor. Bunlar da dert mi diyorsunuz.

7-Hırslarınız köreliyor. Başarılı olmak, iyi para kazanmak ve iyi bir hayat yaşamak gibi olguların mutlu olmaktan daha önemli olmadığını anlıyorsunuz. Her güne şükrederek uyanmanın ve huzurlu yaşamanın artık daha önemli olduğunu biliyorsunuz.

8-Geçmişi daha çok özlüyorsunuz. Küçükken en büyük hayalim; büyümekti. Büyümek, benim için yasakların kalkmasıydı. Artık ise büyümek istemiyorum.

Bendeki değişimler böyle. Belki bu maddelerden daha da çok değişim var ama ilk aklıma bunlar geldi. Hayat hepimize güzel değişimler getirsin… Sevgilerimleee 🙂

Yorum bırakın