Mezun Oluyorum :)

    Hiç unutmuyorum yıl 2009 , bizim üniversiteye deneme sınavına gelmişim. O meşhur , ben indiğimde arkadaşlarımın bana Bülent Ersoy muamelesi yaptığı ve sürekli düşmeyeyim diye elimi kolumu tuttukları merdivenlerden çıktım. İlk başta bizim üniversitenin meşhur ihtişamına doyum olmayan kapısını gördüm. ‘Vay be’ diye iç geçire geçire girdim içeri. Etrafa bakıyorum , tabi bu sırada hala iç geçirmeler devam ediyor.’Millet nerelerde okuyor arkadaş’ diye homurdanıyorum 🙂 Şimdi yoklar ama o zamanlar kapının önünde banklar vardı. O banklardan birinin önüne oturup belki bir umut bu üniversiteyi kazanabilirim demiştim. Tabi ilk başta olmadı bu isteğim 🙂 Hani bir laf vardır bilir misiniz ; Daha yükseğe sıçramak için 1-2 adım geriye gitmek gerekir diye. Benimde öyle oldu.

    O dönem yaşadığım bazı olaylardan dolayı iki yıllık bir üniversite tercih etmek zorunda kaldım. Tabi zorunda kaldım dediğime bakmayın benim hayatımın dönüm noktası oldu o ön lisans 🙂 Akademik kariyer düşüncelerimin temeli orada atıldı. Bölüm birinciliği , burs falan denilen olayları ilk kez orada tattım ve hayallerime ulaşmak için 1-2 adım geriye çekildim ve zıpladığım an İstanbul Üniversitesi’ne düştüm 🙂 Hem de derece yapıp 🙂 Yıllar önce belki bir umut dediğim okulun öğrencisiydim artık 🙂

    Bir de geçiş öğrencisi olmak zordur. Ben yaptım diye demiyorum ama hangi geçişli öğrenciye sorsanız aynı dertten dem vurur. Hatta burada bir blog konusu olarak bile yazabilirim bayağı yol gösterici olur 🙂 Neyse 🙂 Dile kolay 4 yıl geçti İÜ’de . Ne acılar , ne mutluluklar , ne sitemler , ne umutlar , ne hayaller , ne zorluklar gömdüm ben oraya. Hiç bir zorluk yıldırmadı beni. İsyan ettiğim an o banklara baktım ve çok nankörsün dedim kendime 😦

    Ve şu an her şeyin geride kaldığı an. Kendimi her şeyi bırakıp ceketini alıp çıkan insanlar gibi hissediyorum. Sanki her şeyi bıraktım İÜ’de , değil ceketimi hiç bir şeyimi almadan dıp dızlak çıktım gibi. Bambaşka bir duygu. 4 sene su gibi akıp geçmiş ve ben sonunda karaya vurmuşum.

    Veda fasıllarını da hiç sevmem. Benim için hemen bitmesi gereken bir andır. Tatiller de bile her sene iki kere Kıbrıs’a giden ben , veda fasıllarında kötü olabiliyorum. Bir an önce gidelim , bu işkence uzamasın modundayım. Yani bunlara bakılırsa üniversiteden ayrılırken bu kadar duygusal olmam garip değil sanırsam!

    Uzun zamandır da ”Ayy bitse de gitsek!” diyordum. Bitti ama insan da bir burukluk oluyor. Başta da dediğim gibi yükseğe zıplamak için bir iki adım geriye gitmek lazım! Belki de bu son bir başlangıç! Bu düşünce avutuyor beni 🙂 Neyse ben ”Seni çok seviyorum İÜ! , Seni çok özleyeceğim İÜ! , Sensiz ben nefes alamam İİİÜÜÜÜÜÜÜ!” diye yollara düşmeden yazımı sonlandırayım en iyisi 🙂 Sevgilerimleee 🙂

 NOT: Bu sevinçli ve biraz da buruk haberimi siz değerli takipçilerimle paylaşmak istedim 🙂 Her zaman gezme , tozma paylaşılmamalı değil mi? 🙂 Bu arada üniversiteden mezun olacak olan herkese şimdiden hayatta başarılar diliyorum. Allah gönlünüze göre versin 🙂

Yorum bırakın