Brighton

Bugün size gök kuşağı gibi rengarenk bir şehri tanıtmak istiyorum;Brighton. Dil okulu amacıyla Brighton’a gitmeyi düşünen ya da  İngiltere topraklarına gidip bir de Brighton yapalım diyenlere(Londra’ya yaklaşık bir saat uzaklıkta) bir ön bilgi olsun istedim 🙂

524529_4156318022818_22960236_n.jpg

En başta şunu söylemeliyim ki (benim için); bir Londra değil. Yani; bir başkent heybeti, ciddiyeti ve yoğunluğuna sahip değil. Bir şeylere rahat ulaşabilmek, çeşitlilik ve farklılık gibi kavramlar belli oranda mümkün.

582050_4156318422828_1213611505_n.jpg

Tabi herkes büyük şehir sevecek diye bir şey yok. Şehir yoğunluğundan haz etmeyen ve tatil mekanlarına büyük özlem duyan seyahat severler de var. İşte onlar için Brighton biçilmez kaftan 🙂 Deniz kenarında kurulu,eğlencesi ve neşesi bol bir şehir. Trafik yok, çılgın kalabalıklar yok. Sadece deniz ve onun verdiği huzur var. ( Tabi ki bu saydıklarım gündüz için geçerli.) Öyle ki; insan da ”Ayvalık ile Antalya’yı karıştırıp bu şehri mi elde etmişler.” düşüncesi uyandırıyor. Galiba bu karışıma tek aykırı özelliği; iklimi 🙂

268770_4156320342876_700324744_n.jpg

Ağustos’un başında gitmeme rağmen yağış vardı; ama malum İngiltere iklimi belli olmuyor. Önce yağmur, sonra güneş, sonra yine yağmur 🙂 Bir de gariptir; ben ve arkadaşlarım montla dolaşırken, mayo ile denize giren çocuklar vardı.Herhalde o iklime alışık olmanın verdiği bir rahatlıktı bu, çözemedim.

430358_4156328183072_2065934265_n.jpg

Deniz demişken; sahil kenarındaki yiyecek-içecek işletmelerine de hayran kalacağınızı düşünmekteyim. Şimdi kim sevmez ki denize karşı birşeyler yiyip-içmeyi. 🙂 Birazcık rüzgara maruz kalsanız da olsun tertemiz deniz havası alacaksınız. Unutmadan! Marinada bulunan lunaparka uğramadan sakın Brighton’dan ayrılmayın.

423435_4156432985692_2122898198_n.jpg

Şimdi biraz iç kısımlarına gidelim. Hep sahil hep sahil olmaz 🙂 İç kısımlar da rengarenk şehrin rengarenk müzisyenlerine rastlamanız mümkün. Keyifli bir müzik şöleni sizi bekliyor anlayacağınız.

385448_4156328743086_1048520985_n.jpg

Merkez de birçok mağaza  bulunuyor. Ayrıca ”Mağaza beni kesmez!” derseniz; bir tane de alışveriş merkezi var(Büyüklüğü idare eder). Tabi, benim gibi; ”Alışverişle işim olmaz, yemek isterim ben!” diyorsanız çok güzel cafeler ve restoranlarda mevcut 🙂

396031_4156333903215_396137280_n.jpg

428802_4156339183347_1167891263_n.jpg

Brighton’da fiyatlar, hediyelik eşya anlamında biraz yüksek. Hediyelik eşya dışında kıyafetten tatlıya birçok şeyi uygun fiyata bulabilirsiniz.

185948_4156341103395_845400964_n

Brighton’un tarihi yerlerini de unutmamak lazım. Mesela; Brighton Museum. Müze 5 Kasım 1861’de Richard Owen tarafından açılmış. İçine girme fırsatı bulamadık gerçi; ama siz giderseniz bizim gibi yapmayın. Mutlaka girin!(Ben pişmanım şimdi)

548958_4156354063719_1115641269_n.jpg

Ve ve ve benim en sevdiğim kısımlara geldim 🙂 Antika eşya ve plak satan mağazalar. Sanırsam Akrep burcu olmamdan mütevellit, bayılıyorum böyle eski olan şeylere. Kimileri sevmez böyle mağazaları; ama ben girdiğim de eskiye dair anılar bulmayı seviyorum. Hele böyle yerleri Brighton’da bulmuşum, kaçar mı?

399518_4156317102795_453106975_n.jpg

Fiyatları da her antika gibi değerine göre değişiyordu ama bir hatıra almak isteseniz bütçenize uygun bir şeyler çıkar. Bu arada, bahsettiğim bu dükkanlarda iç taraflarda kalıyor.

418382_4156447306050_860984244_n.jpg

Şimdi Brighton’ı Brighton yapan en önemli unsura gelmek istiyorum; Gece hayatı. Gündüz sakin, uslu bir kız modundaki Brighton; gece tam bir parti kızına dönüşüyor 🙂 İnsanları görseniz inanamazsınız. Herkes jilet gibi giyinmiş,  gece kulüplerine gidiyorlar. Cafelerine bile girebilmek için pasaport kontrolünden geçmeniz gerekiyor. Hele yanınızdan geçmesi muhtemel çılgın otobüsler var kiii aman Allah 🙂 Sanki içerisindeki adamların tek işi sadece eğlenmek. Kendilerinden geçmişler. Hatta size show bile yapmaya başlıyorlar o kadar yani 🙂

Bu arada; orada barlara gitmeyi düşünürseniz yanınıza şık bir iki bir şeyler alın. Biz öyle şıkır şıkır giyinen insanlardan sonra girmeye cesaret edemedik. Zaten o spor kıyafetlerle de konsepte uyum sağlayamazdık 🙂
Kısaca özetlersek; eğlence, deniz ve sakinlik(gündüz) seven biri için Brighton gayet ideal bir yer. Şehir hayatının kölesi olmuş (benim gibi) kişiler için ise sadece çizdikleri rotada uğranılacak bir durak; fakat uzun süreli de kalsanız sizin için bir durak da olsa mutlaka Brighton deneyimi yaşayın! 🙂

Sevgilerimleeee…. 🙂

Yorum bırakın